Sadeleşme Yolunda

İki haftadır okumadığım blog kalmadı neredeyse, okurken de bir yandan notlar alıyorum nasıl sadeleşeceğime dair. Her okuduğum yazıda alışveriş yapmayın uyarısı var ve hemen hemen her yazıda büyük değişimi bir anda beklemeyin diyor.

Senin bir haftam nasıl geçti derseniz; en büyük adımı sadeleşme isteğimi eşime de bulaştırmakla başladım ve en az benim kadar hevesli olduğunu görünce de rahatladım. Gerçi hala yatak odamı tamamlayıp diğer odalara geçmiş değilim kendi adıma. Yatak odamı tamamlayamama sebebimse odaya girip temizlik işine başlayamamış olmam. Malum işten gelince sıpamla oyun, yemek derken pilim bitmiş oluyor. Hafta sonu da sadeleşme kısmı eşimin çalışma odasındaydı ve odası gerçekten inanılmaz derece de ferahladı. Odada bana ait olan kitaplık dışında her şey elden geçti ve işe yaramayanların hepsi uygun yere gönderildi.

Kendim ise alışveriş yapmama kuralına uydum. İki haftadır evin temel ihtiyaçları hariç hiç bir şey almadım, bugüne kadar. Bugün aslında temel ihtiyaç sayılır alışverişim, soğuyan havalar hemen ellerimi etkiledi ve ellerim çatladı. Hal böyle olunca krem almak farz oldu ama onu bile alırken inanın 3 gün düşündüm. Önce evdeki kremimi yanımda taşıyım almayım dedim ama her gün işe giderken çantada bir ağırlık taşımak istemedi canım ve bugün işyerimde devamlı çekmecemde durması için bir el kremi satın aldım. Onun dışındaysa gerçekten alışveriş yapmadım. İtiraf ediyorum kendime bu konuda güvenmiyordum kesin dayanamayıp en azından kitap alırım diyordum. Kendimi bile şaşırttığıma göre sadeleşme yolunda doğru yerdeyim diye düşünüyorum. Ve farkında olmadan bir şey almak istediğim de kendimi “Elvan bunu gerçekten istiyor musun?” diye sorarken buluyorum. Bu soru gerçekten insanın satın alma dürtüsünü engelliyor.

30-day-challengeBu arada 30 günlük bir Minimalism Challenge denemek istedim ancak bu konuda çuvalladım diyebilirim. Geçen hafta Perşembe günü başladım ve sadece ilk günü ve dördüncü günü gerçekleştirebildim. İlk günün challenge maddesi tüm gün boyunca offline kalmaktı. O gün ne sosyal medya hesaplarıma, ne haber sitelerine adım atmadım. İnanır mısınız normalde günün sonunda pili biten ben o gün akşam olduğunda hala enerjiktim. Sanırım biz farkında olmadan sadece zamanımızı değil enerjimizi de alıyor bu online dünya. Dördüncü günün challenge maddesi ise No-complaint day yani şikayetsiz gündü. Hiçbir duruma şikayet etmemeniz ve sakin kalmanız bekleniyordu. Emin olun hiç bir şeye şikayet etmeyince daha mutlu oluyorsunuz.

İlerleyen günlerde diğer challenge maddelerini de gerçekleştirmeye çalışacağım, ne kadarını gerçekleştirebilirim birlikte göreceğiz.

İki haftada sadeleşmekten öğrendiklerime gelirsek, her yerde siz alışveriş yapmak isteyin, bunu kendinizi zorunlu hissedin, alışveriş yapınca mutlu olun diye uyaranlar var ve siz bu uyaranları görmezden gelirseniz rahatlıyorsunuz. Beni tanıyanlar bilir, deli gibi alışveriş merkezlerinde indirim peşinde koşan, alışveriş için çok para harcayanlardan değilimdir. Ancak yinede her gün mutlaka eve elimde bir poşetle dönerdim, bu bazen bir ev eşyası, bazen hobi malzemesi, bazen oğluma oyuncak ya da giysi, bazen sadece o an için beğendiğim bir şey (işe yaraması gerekmiyor, beğenmem yetiyordu almak için) ve çoğunlukla kitap oluyordu. Kitabı alışverişten mi sayıyorsun diyebilirsiniz ama evet sayıyorum çünkü evde okuyacak kitaplarım olsa bile sırf bir şey satın almak için kitap aldığım zamanları bilirim. İşte iki haftadır bu zamanlar yok hayatımda.

Satın alma dürtümü dizginledikçe de ne kadar çok “satın alın, mutlu olun” mesajlarının havada uçuştuğuna şaştım kaldım. Daha önce hiç dikkatimi çekmemişti. Mesela bugün el kremi aldığımı söyledim, başka zaman olsa o el kreminin yanında kesin en azından bir oje ve o an bana hoş gelen bir makyaj malzemesi alırdım ki ben neredeyse hiç oje sürmem ve çok gerekli olmadıkça makyaj yapmam. Dükkana girer girmez satış temsilcisi “x üründe indirimimiz var, y ürününe ihtiyacınız yok mu?” diyerek aklımda bile olmayan ürünleri hatırlamamı sağladı. Ve evet itiraf ediyorum bir an düşündüm indirimdeki ürünlere bakmayı, sonra kendime makyaj yapmıyorum ki indirimdeki ürünleri ne yapayım dedim.

İşte böyle, sadeleşme yolunda kararlı ama küçük adımlarla ilerliyorum. İyi ki de küçük adımlarla ilerliyorum, böylelikle hayatımda hızlı bir değişim olmuyor ve değişim hızlı olmayınca kabullenmek ve uygulamak daha kolay oluyor.

Sadeleşmek güzeldir…

3 thoughts on “Sadeleşme Yolunda

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.