Bir Yıl Bitti…

Olurdu olmazdı, alışırız alıştık derken koskocaman bir yıl bitti yeni ülkemizde. Düşününce çok uzun, yaşayınca çok kısa bir yıl bitti. Uçaktan inip eve geldiğimiz, o yorgunlukla yediğimiz ilk yemek dün gibi aklımda. İlk gece ki yarı huzurlu uykum sanki dün gece gibi. Hayatım boyunca İzmir’den hiç ayrılmadığım için kendime güvenemiyordum alışma konusunda, herkese aman alışırım […]

Dräikinneksdag

Bu sene biraz değişiklik yapıp yaşadığım ülkedeki gelenekleri, araştırıp öğrendiğim kadarıyla aktarmak istiyorum. Çoğu gelenek doğal olarak Hristiyanlık ile ilgili ama şahsen bunları öğrenip genel kültürümü artırmak hoşuma gidiyor. Lüksemburg’u keşfedebilmek adına ülkeyi tanıtan hesapları takip ediyorum, onların 6 Ocak’ta bir kral tacı paylaştığını ve takip ettiğim bir kaç Lüksemburglu bloggerında tarif verdiğini görünce araştırmaya […]

Hayvanlara Saygı

Yurt dışında ne farklı da insanlar bu kadar hevesle geliyor? Yaşadıkça öğreniyorsunuz her konuda ne kadar çok fark olduğunu. Bugün 4 Ekim Hayvanları Koruma günüyken aklıma ilk gelen de hayvanlara saygı oluyor ve onları toplumun bir birey gibi görmeleri. Okumak isterseniz dokuz ayda gözlemlediklerimi sizinle paylaşmaya geldim. İlk geldiğim günden itibaren gözüme çarpan otobüslerde gördüğüm […]

Lüksemburg Müzeleri

Müze günlerinde bir önceki yazımda bahsettiğim gibi hepsini gezemedik. Gezemediğimiz Lüksemburg Müzeleri ise bu yazının konusu olsun dedim. Bana da gezmek istediğim zaman tekrar açıp okuyacağım bir arşiv olur, olmaz mı? Villa Vauban – Luxembourg City Art Museum (Şehir Sanat Müzesi) Adından da anlaşılacağı gibi farklı dönemlerin resim koleksiyonlarını içeren güzel sanatlar müzesi. Müze içerisinde […]

Hafta Sonu Gezisi: Müzeler

Lüksemburg’a geldiğimizden beri nasıl olsa bir gün gezeriz buralardayız diye düşünerek müzeler yerine çevremizi geziyorduk, iyi ki öyle yapmışız, müzeler için özel günleri varmış. Müze giriş ücretleri çok yüksek değil 5-8 Euro arasında değişiyor ama Mayıs ayında 2 gün müze günü olarak geçiyormuş ve tüm müzeler ücretsizmiş. Ekim ayında da bir gün Museum Night olarak […]

Okul Yolu

Göç etmeye karar verdikten sonra aklımdaki en büyük soru işareti oğlumun alışıp alışamayacağı konusuydu. Biz büyüklerin bir şekilde alışabileceğine inancım tamdı ama oğlum nasıl davranır, ne yapar hiç tahmin edememiştim. Çocukların bir çok konuda bizden daha çabuk uyum sağladığını biliyor olsam da insan aklındaki acaba sorularını susturamıyormuş. Düşünüyorum da eğitim sistemi Türkiye’deki gibi olsaydı, alışması […]

Lüksemburg’da Bir Ay

Yeni bir evde, yeni bir ülkede, bambaşka insanlarla bir ay bitmiş bile… Biraz oradan biraz buradan Lüksemburg’da geçen bir ayımı anlatmaya geldim, hazırsanız kahvenizi alıp başlayabiliriz: Türk Hava yollarının İstanbul uçağının iptal olması ile 1 gün rötarlı, uykusuz ve havaalanından çıkarken havaalanı polisinin el çantamı, kabin bagajımı tamamen boşalttırması eşliğinde Lüksemburg’a adım attım. 2 kocaman […]

Zorunlu Minimalizm

Minimal olmak istiyorum ama nereden başlayacağımı bilmiyorum diyenler, zorunlu minimalizm için sizi böyle alalım: tek yapmanız gereken sadece uçak valiz hakkınızı kullanarak göç etmek 🙂 Son zamanların trend akımı minimalizm ile ilgili mutlaka bir şeyler okumuş ya da görmüşsünüzdür ki bende akıma kapılmaya çalışanlardan biriydim. Çalışanlardan diyorum çünkü gerçekten, şu anki evime taşınmadan önce, minimal […]

Kilo Sınırı 30

Bilirsiniz hava yollarında kilo sınırı vardır ve ülkeden ülkeye maksimum kilo değişir. Lüksemburg’a ise kilo sınırı 30, tabi bu kişi başı maksimum miktar. Oğlumla birlikte toplam 60 kilo ile göç etmeyi başardık ve yıllardır yaptığım sadeleşme zorunlu olarak doruk noktasına ulaştı. Bu toplam 60 kilonun içinde kıyafetlerden, kişisel bakım eşyalarıma ve nevresimlere kadar her şey […]