Balkabağı Reçeli

Gurbet sen nelere sebep oluyorsun diyerek başlıyorum önce, değil balkabağı herhangi bir reçel yapmışlığım yoktu ömrü hayatımda. Geçen yıl annem ziyaretimize geldiğinde ona çilek reçeli yaptırıp yanında seyretmiştim ama kendim hiç denemedim. Bir anda mutfak ruhum kabarıp kendimi balkabağı reçeli yaparken buldum. Aslında her şey burada aylık yayımlanan şehir dergisiyle başladı. Her ay posta kutunuza […]

Bir Eylül Daha Bitti

Eylül ayı başlarken kendimden çok umutluydum, oğlum okula başlayacaktı, yeni bir dönem başlıyordu ve bende kendime zaman ayırabileceğimi düşünüyordum. Hepimizde az biraz vardır; yeni hafta, ay, mevsim, yıl başlarken kendimize hedefler koyarız. Çoğu zaman hızlı başlayıp çabuk yoruluruz, benimki de o hesap oldu demek isterdim ama pek değil. Eylül ayına başlarken bloda daha çok yazmak […]

Yaz Tembelliği

Dört gözle beklediğim yaz mevsimi, daha geldiğini bile anlamadan yerini sonbahara bırakırken umarım yaz tembelliği de beni bırakır. Çok severek yazdığım blog yazılarıma, keyifle işlediğim küçük çarpılarıma geri dönmek istiyorum. Aslında tembelliğime bahane yaz, yoksa buralarda öyle sizi yere serecek bir sıcak söz konusu değil. Sıcak olmasa da beni yere seren küçük bir kuzu var […]

En Kısa Yaz

Çocukluğumda yazların çok hızlı geçtiğini hatırlıyorum, bir anda yaz tatili bitmiş ve kendimizi okulda buluyorduk. Bu sene ise benim için gerçek anlamda en kısa yaz oldu. Göç ettikten sonra alıştığım ve yerine yenilerini ekleme şansım olmayan bir çok şeyi özleyeceğimi biliyordum ama en çok denizi özleyeceğimi düşünmemiştim. İzmir’den ilk ayrılışımın neredeyse İzmir kadar olan, etrafında […]

Aklıma Ne Gelirse

Az önce haftalık alışverişten geldim, 15 dakikalık bir yürüme mesafesi var market ile evimiz arasında. Yürürken aklıma gelenler için tam bloga uygun, eve gider gitmez yazmalıyım dedim. Dedim ama şimdi ekranın karşısına geçtiğimde yürürken kafamdan çıkan baloncuklar kayboldu. Bende şu an aklıma ne gelirse yazmaya geldim, sizde okumaya hazırsanız başlıyoruz: Geçenlerde blogun istatistiklerine baktım ve […]

Tıkanıklık

Mayıs ayında tüm kelimelerini tüketen elvandan merhaba… İlk satırlarımı yazarken blogda buranın benim için bir günlük haline dönüşeceğini düşünmemiştim, hobilerimi, okuduklarımı, gezdiklerimi anlatırım biter diyordum. Yazmanın benim için tutku haline gelmesini ve bu tutkuda tıkanıklık yaşayabileceğimi beklemiyordum. Geçtiğimiz ay her güne bir blog yazısı hedefimle kendimi farkına varmadan oldukça yormuşum, mayıs ayından sonra bloga girip […]

Rapor

Kendimi tebrik ederek yazıma başlıyorum, Mayıs ayında her gün bir post yazacağım demiştim, hiç birinin baştan savma olmasını istemedim, hepsine ayrı özendim. Şimdi de rapor yazmaya geldim: Cumartesi günündeki İtiraf yazımda belirtiğim gibi her gün bir konu bulmak çok zormuş. Ve her gün bir hedef doğrultusunda bloga yazı yazmak işe gitmek gibiymiş. Ne alaka dediğinizi […]

Film Önerisi: Fırtına Anı (Mirage, Durante la Tormenta )

Bir başka Netflix filmi ile merhaba, bu hafta Fırtına Anı ile geldim size. 1989 yılında yaşanan bir fırtına ve o fırtına gecesi ölen bir çocuk… 25 yıl sonra çocuğun yaşadığı eve taşınan bir kadın… Dolapta bulunan eski bir televizyon, kasetler ve 1989 yılındaki ile benzer bir fırtına… Uzay, zaman ve solucan deliği kavramlarını yukarıdaki bu […]

Haftalık Plan

Bir zamanlar burada Bullet Journal denemesi yapan bir kız vardı hatırlar mısınız? Bujo denemelerine başladığım günden bugüne kendim için en doğru planı buldum sonunda. İlk başlarda önemli işlerimi bujoya yazarak ajanda gibi kullanıyordum ki istediğim verimi alamamıştım. Çok meşgul biri olmadım hiç bir zaman, randevudan randevuya koşmadım, o yüzden hafta bittiğinde bujo bomboş oluyordu ve […]