Bir Hikaye

Bilgisayarı açtım ve hikayelerime devam edeyim dedim. Ekran başında durdukça yazacak kelimeler tek tek uçtu aklımdan. O zaman dedim ki bugünlük hikayeyi boşvereyim, zaten bu hikaye yazma çabam yüzünden bloguma uğramaz oldum. Sanki hikayelerin arasına başka bir yazı girmemeliymiş gibi davranıyorum, kendimi neden bu kadar zorladığımı anlayamıyorum… Birileri bana hikaye yazmak zorundasın demedi ama iç sesim her gün yazmalısın diyor.

Ahh bu iç ses… Bizi gaza getiren de bizi durduran da aynı ses…

Sonra iç sesime dedim ki, iki dakika bir sus, bir kahve alalım elimize, bakalım ne kelimeler çıkacak. Tam kahvemi yudumlarken ise iç ses evi süpürmelisin ve toz almalısın dedi. Ona da tamam dedim, kahvemi bitirdim evi toparladım ve tekrar bilgisayarın başına geçtim. Ama bu iç ses hala susmak bilmiyor, hala şunu yapmalısın, bunu yapmalısın diye emirler yağdırıyor bana. Mesela tam şu anda bilgisayarı bırak, git yemeklik bir şeyler al marketten, çocuğu markete sürükleme, o okuldayken hallet işini diyor. Bir sussan iç ses, bir 10 dakika izin versen bana…

Bugünlerde iç sesimle hep böyleyiz, ben canımın istediği bir şey yapmak istiyorum, o ise bana yapmam gereken görevleri hatırlatıyor. Hatırlattığı görevler ise son günlerde sadece ev işleriyle ilgili, bana demiyor ki hadi elvan bırak ev işini falan kendini neşelendirecek bir şeyler yap… Ve işte bu yüzden biraz iç sesimin sesini kısmaya karar verdim, belki sizde benim gibisinizdir, hadi gelin nasıl kısıyorum sesini bakalım:

Öncelikle sabahları yürüyüş yapıyorum, temiz havada bir kaç adım bile biraz sesini kısıyor. Sonra kahvemi demleyip defterimin başına geçiyorum ve sabah sayfalarımı yazıyorum. Ondan sonra yapmam gereken ev işlerine başlıyorum, sonuçta onlardan kaçma şansım yok. Sonrasında ise canım ne isterse onu yapma zamanım geliyor… Bu sabah yağmur çok fazlaydı yürüyüşümü yapamadım, sayfalarımı yazdım ama iç sesimin azalmasına yetmedi ve ortaya bu iç sesine isyan yazısı çıktı.

İşte böyle sevgili okurlar, umarım bugün iç sesim biraz sessiz kalır ve hikayemi yazarım… Çünkü hiç ev işi yapasım yok 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.