Baykuş

Bahçenin ormana açılan kapısı Tuna için yasak bölgeydi, annesi o kapıdan geçmesine izin vermezdi. Kapı daima kilitli olurdu. Tuna ise ailesiyle birlikte yürüyüş yaptıkları ormanın kendisine tek başınayken neden yasak olduğunu bir türlü anlayamazdı.

Sıcak bir yaz günü bahçede kuşları kovalarken Tuna kapının açık olduğunu fark etti. Annesine baktığında mutfak penceresinden ona keyifle el salladığını gördü. Annesi bir yere gitmesine izin verdiğinde ona hep el sallardı, tam bahçe kapısının açık olduğu gün annesi el sallayınca Tuna gitmesine izin verdiğini düşünerek ormana doğru yürümeye başladı.

Arkasına bakıp evini ağaçlardan göremeyince çok uzaklaştığını düşünerek bir kayanın üzerine oturdu Tuna. Bir anda nerede olduğunu bilmediğini fark etti, pusulasını bile yanına almamıştı evden çıkarken. Yanında bir kanat sesi duyunca irkildi, küçük ağacın dallarına kocaman bir baykuş konmuştu.

Annesinin okuduğu kitaplarda baykuş hep ormanın bilginiydi, o zaman bu baykuş evinin nerede olduğunu biliyor olmalıydı. Tuna, baykuşa evini sormaya karar verdi, ama ne söylerse söylesin baykuş kıpırdamıyordu. Ormanın derinliklerinde bir dal çıtırtısı duyduğu anda baykuş o yöne doğru uçtu. Tuna ormanda yalnız kalmıştı, etraftan duyduğu değişik hayvan sesleri Tuna’yı korkutmaya başlamıştı. Baykuş, kısa bir süre sonra tekrar Tuna’nın yanındaki küçük ağaca kondu, sanki Tuna’yı korumak ister gibi bir ses duyduğunda o tarafa doğru uçuyor, sonra tekrar küçük ağaca geri dönüyordu.

Hava kararmaya başladığında Tuna acıkmış ve hala aynı kayanın üzerinde oturarak evine nasıl dönebileceğini baykuşa soruyordu. Birden baykuş tekrar havalandı ve bu sefer gagasında bir torbayla geri döndü. Torbayı Tuna’nın önüne bırakıp küçük ağaçta Tuna’yı izlemeye başladı.

Tuna, torbayı açtığında gözlerine inanamadı, torbada biraz kurabiye, bir pusula ve bir harita vardı. Tuna tekrar baykuşa baktı, baykuşun ona göz kırptığına emindi. Ancak Tuna henüz 5 yaşındaydı ve haritadan yolunu bulmayı bilmiyordu, kayanın üzerinde oturmaya devam etti.

Gökyüzünde yıldızları gördüğü an, evine gitmek için ağlamaya başladı. Tuna ağlamaya başlayınca baykuş daha büyük bir ağacın dalları arasında kayboldu, hala Tuna’yı izliyordu ama Tuna baykuşu göremiyordu. Tam o sırada annesi geldi. Annesine sarılarak, beni baykuş korudu, diyordu. Annesiyse ağaçların gizlediği kapının yanındaki taşta bütün gün neden oturduğunu anlamaya çalışıyordu.

**Yeni kelime: Düğme

One thought on “Baykuş

  1. Geri bildirim: Kalem - elmalıkedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.