Okudum, Bitti… Ekim 2018

Yine gecikmeli okudum, bitti köşesi ile merhaba 🙂

Her yazımdan sonra bu sefer ara vermeden düzenli yazmaya başlıyorum diyorum kendime ancak yaşamımdaki değişiklikler ve koşuşturmalar buna bir türlü izin vermiyor. Neler mi değişiyor? Neler değişmiyor ki, şimdilik koşullar uygun olunca yazmayı düşünüyorum diyorum size ama bu sefer söz veremiyorum çünkü her an her şey olabiliyor bu aralar hayatımda.

Kısa mazeretimi okuduysanız Ekim ayı kitaplarına, daha doğrusu kitabına gelebilirim. Tam 1 Ekimde okumaya başladım ve 13 Kasım itibariyle ancak okumayı bitirebildim. En sevdiğim kitap okumaya bile istediğim gibi zaman ayıramıyorum bu aralar. Yine de kitabın sayfa sayısı 4 kitaba bedel diyerek avutuyorum kendimi: 1.127 sayfadan oluşan Paul Auster’ın son romanı 4321 okuduğum en kalın kitap olarak tarihe geçebilir.

Yazarın kitaplarını genelde severek okumuşumdur, bu kitabını ise sadece merakla okudum ama çok fazla detay içerdiğinden bazı bölümlerini okurken niye okuyup zamanımı buna harcıyorum diye düşündüğümü de itiraf etmeliyim. Bu kitabı okumayı bitirmemin tek sebebi sonunu merak etmemdir; hikayeyi nasıl sonuçlandıracağını fazlaca merak ettim.

Kitap, Archie Ferguson’un Amerika’ya Rusya’dan göçen dedesinin kısa hikayesi ile başlıyor ve Ferguson’un doğumuna kadar olan hikaye değişmiyor. Sonrasında ise tıpkı Kate Atkinson’un romanı Hayat , Sil Baştan’da olduğu gibi yaşamdaki seçimler ya da olaylar farklılaşırsa hayat nasıl olurdu onu okuyoruz 4321’de de. Yazarın 60’lı ve 70’li yıllarda yaşanan Amerika’daki gündem olaylarını anlatması ise kitabın genel kültür bonusu bana göre ancak çok fazla detaya girmesi, belki de benim ilgimi çekmediğinden beni okurken yordu.

Kitabın için aslında kısaca farklı seçimlerle hayat nasıl olurdu sorusunun Paul Auster tarzıyla cevabını okuyoruz demek daha doğru olur. Çok severek okudum, mutlaka okuyun diyemeyeceğim ama Paul Auster kitaplarını seviyorsanız ve kitabın kalınlığı gözünüzü korkutmuyorsa okuyun diyebilirim. En azından Paul Auster her zaman ki gibi sonunda sizi şaşırtıyor. Kitapla kalın, mutlu kalın… İyi okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.