Mutluluk / Zülfü Livaneli

Okuduğum dördüncü Livaneli kitabı ve ben yine kalemine hayran kaldım büyük ustanın…

Yılın ilk kitap tavsiyesi, yeni kapağını kapattığım Mutluluk olsun…

Livaneli’nin kalemini sevince hiç düşünmeden kitaplarını almaya karar verdim ki yılbaşı üzeri bir kitapçıdaki kampanya ile 3 Livaneli kitabı aldım, onlardan biri de Mutluluk’tu. Bu sene hedeflerim arasında Livaneli’nin kaleminden çıkan tüm kitapları okumak var o yüzdende kitaba başlarken hiç konusuna bakmadım. Hatta romanı okumaya başladığımda romanın 3 ana karakteri, Meryem, Cemal ve İrfan Kurudal sahneye çıkasaya kadar kitabın arka kapağını da okumadım.

Mutluluk romanı Kasım 2002’de yayımlanmış ilk olarak, o zamanlar daha Livaneli’yi keşfetmediğimden okumamıştım. Zaten bence her kitabın bir zamanı vardır, doğru zaman değilse okuyamazsın o kitabı. Benim için Livaneli ile tanışma yılıymış 2015 🙂

Kitaba dönersek, Meryem öz amcasının tecavüzüne uğramış bir yetim; Cemal dağlarda komando olarak askerliğini yapmış, aile meclisi tarafından Meryem’in hayatına son vermesine karar verilen amcaoğlu, İrfan Kurudal ise İstanbul’da tanınmış bir profesör. Kitapta önce Meryem, sonra Cemal ve ardından İrfan Kurudal’ı anlatıyor Livaneli. Hayatlarının nasıl kesişeceğini açıkçası kitabın ortalarına kadar tahmin edemedim. Karşılaşmaları ise benim için tamamen umulmadıktı.

mutluluk

Bilirsiniz kitabın filmi de çekildi 2007 yılında. Bir fırsat yaratıp da izleyememiştim filmini şimdi iyi ki izlememişim kitabını okumadan diyorum. Aslında kitap bitinceye kadar film aklıma dahi gelmemişti. Ve yine iyi ki gelmemiş diyorum, çünkü filmin afişini hatırlasam büyük olasılıkla nasıl karşılaşacakları hakkında fikir yürütebilirdim ki bu da tüm büyüyü bozardı. Kitap bittiğine göre 2016 izlenecek filmler listeme dahil ettim artık filmi. Kitaptan uyarlanan filmlerde önce okumayı tercih ederim her zaman sonra benim hayal dünyamla karşılaştırırım. Hep kitapları daha çok beğenmişimdir filmlerden. Neyse konumuz film değil zaten 🙂

Mutluluğu arayan birbirinden farklı bu 3 karaktere ve kitaba dönersek; bir askerin gözünden çatışmaları o kadar gerçekçi anlatmış ki Livaneli, okurken tüylerim diken diken oldu. Meryem’in yaşadığı duygu değişimleri deseniz, apayrı. Yalnız İrfan Kurudal’ı okurken Cemal ve Meryem gibi olmadı, onun kurgu bir karakter olduğu çok belliydi sanki. Cemal ve Meryem ise sanki hayatın içinden gelmiş hissi uyandırdı. Hepsi güzel ülkemin farklı karakterlerini sembolize etse de.

Biraz daha edersem dayanamayıp kitabı özetlemeye başlayacak gibi gözüküyorum.

İyi okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.