Haziran Kitapları

Yağmurla başlayan ve sanki tüm ay boyunca yağmur olacakmış gibi hissettiren, son haftasında yaz mevsimi olduğunu hatırlayan haziran ayı biterken, Haziran kitaplarını anlatma zamanı geldi; bakalım bu ay neler okumuşum?

İlk kitabım Giulia Enders ‘in yazdığı Büyüleyici Bağırsak, bu kitabı oğlumun tuvalet eğitimi zamanında almıştım, okuma sırası yaklaşık 1 sene sonra geldi. 12 metrelik bağırsağımız ne işe yarar diye merak ediyorsanız okumanızı öneririm, dili anlaşılır ve rahat okunuyor. Biyolojiyi hiçbir zaman sevmemişimdir o yüzden kitabın bazı bölümlerinde çok sıkıldım ancak öğretici bir kitap. Mesela, antibiyotiklerin bakteriler tarafından üretildiğini ve üşütmeden dolayı antibiyotik aldığımızda virüsleri değil bağırsağımızda bize yardımcı olan bakterilerin ölmesine sebep olduğunu öğrendim. Vücudunuzu tanımak adına bence bu kitabı okumalısınız, sadece fazlalıkların dışarı çıkmasını sağlamaktan çok daha fazla işlevi var büyüleyici bağırsağımızın 😉

Bu kitabın arkasından kişisel gelişim iyi gider diyerek Guy Finley’in Vazgeçebilmek kitabını okumaya başladım. Kitabın dili masal tadında, hatta bazı bölümleri o kadar masal tadındaki yazar burada ne demek istedi diye tekrar okuyorsunuz. Genelde kişisel gelişim kitaplarında gördüğüm öğütleri farklı bir şekilde anlatmış, bizim duyguların esiri oluşumuzu Sahte Ben olarak adlandırmış ve Gerçek Ben’e ulaştığımızda her şeyin mükemmel olacağını belirtmiş. Çünkü Gerçek Ben’e ulaşırsak olayları içselleştirmeden yaşayıp geçeceğimizi söylüyor. Altını çizecek cümleleri olsa da tavsiye etmeyeceğim bir kitap oldu, mutlaka okumalısınız diyemem ancak kişisel gelişim kitaplarına özel bir ilginiz varsa okumadan geçmeyin derim.

Ve bu ay en sonunda kindle ile e-kitap okumaya başladım. Aylardır aklımda Azra Kohen’in Fi-Çi-Pi serisini okumak, ama bir türlü paraya kıyamıyordum ya da almaya niyetlendiğimde başka bir kitap ilgimi çekiyordu. En sonunda eşime e-kitap olarak alalım, senin kindle ile okurum dedim. Kindle ile okumaya başta olumlu yaklaşmamıştım, kitabın kokusunu ve sayfaları hissetmeliyim diyordum. Sonra evde eşyaları ve kitaplarımı azaltırken e-kitap olarak okumaya başlayım dedim ancak Azra Kohen’in Fİ kitabına kadar başlayamadım. Kesinlikle kindle için çok ön yargılıymışım, evet kitap kokusunu almıyorsunuz ama okuması aynı kitap gibi, gözü yormuyor. Ve en büyük avantajı da benim gibi vapurda, otobüste kitap okuyorsanız taşıması çok kolay. Ayrıcı aynı anda iki-üç kitap okuyorsanız, hepsi istediğiniz an yanınızda. Gelelim kitaba 🙂 Fi kitabı ilk çıktığında okumak hiç aklımdan geçmemişti, son günlerde dizisiyle beraber tekrar çok satanlarda görmeye başlayınca dizisi gerçekten iyi demek ki diye düşündüm ama hala okumayı düşünmüyordum, bu arada dizisini de hiç izlemedim. Sonra bir gün yorumlarını önemsediğim bir kişinin kitabı önermesi ile kendime bunu bir işaret olarak algılayıp okumaya karar verdim. Bazı sayfalarında sıkıldım itiraf ediyorum ve bazı bölümlerinde bence gereksiz yere cinselliğe yer vermiş ancak kitabını geneline baktığımda, bir sonraki sayfada ne olacağını merak ederek tek solukta okudum. İlk kitap öyle bir noktada bitiyor ki, fazlasıyla merakta bırakıyor okuyucuyu ve bir an önce ne olduğunu öğrenmek için serinin ikinci kitabı Çi’yi de aynı hızla okurken buluyorsunuz kendinizi.  Çi’de de aynı şekilde bence gereksiz çok fazla cinsellik var, yine hikayenin nereye gideceğini merak edip tek solukta okunan bir kitap ve yine sonuna geldiğinizde üçüncü kitaba başlamak için sabırsızlanıyorsunuz. Üçüncü kitap Pi’ye başladığımda ise resmen hayal kırıklığına uğradım, hikayede gereksiz yere mesaj verme kaygısı vardı bence.  Üç kitabı da bitirdikten sonra hepsi tek bir kitapta ve daha az karakter ile çok daha güzel olabilirmiş bu kitap diye düşünüyorum. Evet, hikayenin sonunu merak ediyorsunuz ama bazı bölümlerinde özellikle de üçüncü kitapta çok uzayan diyaloglar, bu nereden çıktı diyeceğiniz karakterler eklenmiş bana göre.  Kitabı merak ederek okudum, ancak tavsiye eder misin derseniz zamanınız varsa okuyun en azından neden çok satanlarda olabildiğini dair bir fikriniz olur derim ki bana göre sadece reklam ile çok satanlarda bu kitap. Kitaplığımda dursun tekrar okurum diyeceğim bir kitap değildi o yüzden iyi ki e-kitap olarak okumuşum diyorum.

Tüm bu kitapları okurken bir yandan da benim için farklı ve yeni bir konu hakkında okumaya başladım:  Reenkarnasyon.  Bu konuda daha önce hiç kitap okumamıştım, aslında okumayı düşündüğüm bir konuda değildi çünkü reenkarnasyona inandığımı söyleyemem. Hiç aklımda yokken severek takip ettiğim bir kişi okuduğum kitabı paylaştı instagramda, fotoğrafın altına yazdıkları ilgimi çekmişti ama yine de kitabı almayı düşünmüyordum. Bir gün kitapçıda dolaşırken gözüm parapsikoloji kitaplarına takıldı ve instagramda gördüğüm kitap oradaydı. Hiç düşünmeden elime aldım ve ilk sayfasından okumaya başladım, okumaya başlar başlamaz da kalp atışlarım deli gibi hızlandı, heyecanlandığımı fark edince fiyatına bile bakmadan kendimi kasada buldum. Okudukça bu konuda öğreneceklerim varmış dedim kendime. Bu kitabın ismini söylemiyorum, bu konuyla ilgiliyseniz zaten okumuşsunuzdur. Konuyla ilginiz yoksa da sizi bulmasını bekleyin, zamanı gelince bir yerlerden duyarsınız zaten adını.

Keyifle okuduğum haziran kitaplarımdan sonra, temmuz kitaplarında görüşmek üzere… Kitapla kalın, mutlu kalın… İyi okumalar…

2 thoughts on “Haziran Kitapları

  1. Büyüleyici bağırsak ı bu ara çok duydum. ilginçmiş.
    ben bu ara çok az okuyorum bi mola gibi bi durum oldu..biraz sıkıntılar vs..yeniden kitaplara dönücem artık..
    sevgiler

    1. Bazen molaya ihtiyaç oluyor, sanırım ben mola hakkımı bu ay kullanıcam 😊 büyüleyici bağırsak kitabını ilginiz varsa kesinlikle tavsiye ederim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir