Yeni güne nasıl başlarsınız?

Yavaş, sakin, huzurlu ve günü planlayarak ya da alarmı erteleyerek, neyi ne zaman ve nasıl yapacağınıza karar veremeyerek, hızlı bir tempo ile mi başlarsınız yeni güne? Sanırım çoğumuzun güne başlayışı ikinci seçenekteki gibidir. Alarmı erteleyerek uyuyabildiğimiz kadar uyumak isteriz, kahvaltı yapmadan evden çıkar otobüse, vapura yetişmeye çalışırız. Yolda gördüğümüz simitçiden bir şeyler alıp ayaküstü atıştırırız. Koşar adımlarla işimizin başında olmaya çalışır ve güne elimize ilk gelen işle başlarız.

İnsan okurken yoruluyor değil mi? Çok değil bundan 6-7 ay öncesine kadar bende aynen bu şekilde davranıyordum. Alarmı erteleyip uyuyabildiğim kadar uyumak istiyordum, o alarm çaldıktan sonra bir daha uyuyamayacağımı bilerek. İlk iş olarak alarmı ertelemeyi bıraktım, sonra da alarm sesimi beni yataktan zıplatacak bir ses tonundan huzurlu uyandıracak bir melodiye ayarladım. İtiraf ediyorum başlarda zor oldu, erteleyip tekrar yattım, yavaş yavaş bünyem alıştı ertelememeye. Şimdi kalkıyorum ve alarmı kapatıyorum, çok yorgun olduğum zamanlar tekrar uyuduğum oluyor ama 5 dakikada bir ertelediğim bir alarm ile değil. Yorgun olmadığım zamanlarda sabah 6’da uyanmaya alıştım yine de belki uyuyakalırsam diye bir de saat 7’ye kurulu alarmım. Böylelikle planladığım saatte kalkamayacaksam 5 dakikada bir alarm ertelemiyorum, gerçekten ihtiyacım olan uykuyu uyuyorum ve dinç bir şekilde yataktan kalkıyorum.

Sabah erken kalkmayı başardıktan sonra ise sabah rutinine kahvaltıyı ekledim. Kahvaltıyı da ilk başlarda kolaya kaçarak mısır gevreği ile yapıyordum. Sonra kendimi alıştırarak yumurta, peynir, meyve ve kuruyemişten oluşan kahvaltıma geçiş yaptım. Arada uyuyakaldığım günlerde kahvaltımı yine mısır gevreği ile geçiştiriyorum ama eskisi kadar sık olmuyor. Bazen de işe giderken aldığım gevrek peyniri özlediğimi fark ediyorum, o günlerde de dışarıda kahvaltıyı es geçmiyorum 🙂

Sadece uykumu ve kahvaltımı düzenli hale getirince bile güne enerjik başladığımı fark etmem ile birlikte kendime yeni rutinler ekledim. Sabah yataktan kalktığımdaki ruh halime göre ya meditasyon yapıyorum ya yoga ya da sadece rahatlamak için alıyorum elime kağıt kalemi. Sabahlarıma böyle keyifle başlayınca günümün de daha enerjik ve pozitif geçtiğini deneyimliyorum.

Bu rutinlerim hafta içi sıradan bir işgünü yaptıklarım, hafta sonu ise rutinlerim tamamen değişiyor. Aslında aynı şekilde devam etmek istiyorum ama hafta sonu da 6’da kalkarsam pilim erkenden bitiyor. Hafta sonları genelde küçük sıpamın beni uyandırması ile kalkıyorum ve sadece kahvaltıyı aksatmadan yapabiliyorum 🙂

Bir ara kahvaltımı yaptıktan sonra günümü nasıl geçirebileceğimi de planlamaya çalıştım, sosyal medyada çok rağbet gören bullet journal mantığı ile. Ancak çok fazla plan insanı olmadığımdan bende yürümedi, önce yazarak günümü planlamaya çalıştım, hiçbir gün evdeki hesabı çarşıya uyduramadım günün sonunda yapmak isteyip de yapamadıklarım ile karşılaştım. Gün içerisinde yaptıklarımdan hoşnut olsam da planlardan saptığımı görünce kendimi huzursuz hissettim, o yüzden, şimdi sabah günümü planlamıyorum sadece o gün içerisinde yapmam gereken önemli bir iş var mı onu kontrol ediyorum. Eğer ki varsa günün ilk halledilmesi gereken işi o oluyor, sonrasını ise akışına bırakıyorum. Ve mutlaka her gün 10 dakika sadece kendime ayırıyorum, bazen kitap okuyarak, bazen pencereden bakınarak o an canım ne istiyorsa onu yapıyorum. Unutmadan güne başlarken mutlaka yataktan yeni güne merhaba diyerek kalkıyorum, yüzümde kocaman bir gülümseme ile…

Sizin yeni bir gününüz nasıl başlıyor?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir