Aceminin Tema Seçimi

Blog yazmada topu topu 2 aylık deneyimim var, bu süre içinde tam wordprees’e alıştım derken, kocacığımın domain hediyesi ile tekrar bilmediğim diyarlara geldim 🙂 Ara yüz olarak yine wordpress kullanıyorum, ancak tema çeşitliliğine şaştım kaldım.

 
İlk blog yazmaya başladığım gün temalara bakarken Crafty temasında yer alan elma resmi tamam dedirtti bana tamam bu olsun. Seçtikten sonra değiştirmeyi düşünsem de domain almak en baştan beri aklımda olduğundan domain alınca değiştiririm diye ertelemiştim. WordPress’te yazdığım için domain alınca tüm içerik aktarılır diye bir düşüncem vardı, itiraf ediyorum herhangi bir araştırma yapmamıştım. İçeriğin aktarılabilmesi için aktarma işlemi yapmak gerekiyormuş, bu işlem ile yazıları aktardık ama temayı yeniden seçmem gerekti.

 
Bu sefer tema seçerken çok zorlandım. Hatta yine değiştirir miyim emin değilim. O kadar çok tema seçeneği var ki karar vermek çok zor. Crafty teması var tabi ki de, yalnız bu kadar çok çeşit temayı inceleyince Crafty çok basit kaldı. Bir de temalarda Türkçe karakter sorunu var. Her tema Türkçe karakterleri desteklemiyor. Onun için yapılması gerekenleri birkaç siteden okudum, teknik bilgi yetersizliğim yazıları sonuna kadar okumama bile engel oldu. Çünkü okurken sıkılmaya başladım bende deneme yanılma yöntemi ile Türkçe karakteri destekleyen temamı buldum.

 
17 Şubatta aktifleştirdik siteyi, ilk gece yüzlerce tema içinden neyi beğensem karakterleri desteklemedi. En sonunda karakterler düzgün gözüken Scrapbook temasını seçtim. Meraklılar girip bakabilir, kopmuş defter yaprağı gibi bir görünümü var. Ertesi gün işe geldiğimde sayfayı açtığımda yok dedim olmamış. 18’i akşamı Küçük Sıpam’ı uyutur uyutmaz yine bilgisayar başına geçtim. Bu sefer Graphene temasını seçtim, tema gerçekten çok güzel. Renkleri, resimleri kişiselleştirebiliyorsunuz. Yazı karakterleri dahil tüm değişiklikler sizin elinizde ancak yine ısınamadım bu temaya 2 saat falan durduktan sonra temayı yine değiştirdim. Bu sefer Chocolat temasını seçtim. Uykumun iyice gelmesi temayı çok umursamadan aktifleştirmeme neden oldu. Bu temada graphene gibi tüm detayları kontrol edebiliyorsunuz. Ancak yine işe geldiğimde, çok boş geldi. Tamam renklerle oynuyorsun, değiştiriyorsun, arka fonu da kişiselleştirebiliyorsun. Ama sitenin görünümü yine de bana renksiz ve sıradan geldi.

 
19’u akşamı tekrar değiştirdim temayı, bu sefer şu anda da aktif olan Pinboard temasını seçtim. Türkçe karakterleri destekleyen ve başlıktan, sayfalara kadar istediğin yazı karakterini seçebildiğim, sade ama renkli görünen bu tema şimdilik gönlümü fethetmiş gibi gözüküyor. Arka fonu tamamen kendime özel kedilerle donattım, kedi görseli www.freedesignfile.com sitesinden. Son yazdığım 10 yazının ilk sayfada resimleri ile yer alması en çok hoşuma giden özelliği.

 
Blog yazmaya başlarken bu kadar emek ve zaman gerektirdiğini ve bu kadar renkli bir dünya olduğunu bilmiyordum. Temayı belirlemek evi dekore etmeye benziyor. Hem görsel olarak size özel olmasını istiyorsunuz hem de işlevsel olmalı. Temaların benim bilmediğim ya da keşfedemediğim daha birçok özelliği vardır, ilk olarak sadece görselliği değerlendirdim. Bu işte zaman geçtikçe özelliklerin önemini kavrayacağıma eminim. Benim gibi acemi bloggerlara az da olsa fikir verdiysem ne mutlu bana 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.