Tıpkısının Aynısı Evler

Panik yok, olmayan dekorasyon bilgimle size dekor önerileri vermeyeceğim, sadece tıpkısının aynısı evler neymiş benim için onlardan bahsedeceğim.

Geçen yıl bu zamanlar başlamıştım sadeleşme ve minimalizmi araştırıp okumaya ve uygulamaya. Bu araştırmalar sırasında çokça siyah, beyaz, gri ve uçuk pembe tonlarında ev dekorasyonlarıyla karşılaşmıştım minimal dekor önerisi olarak. Sonra kendime ilham olması için minimal dekorasyon örnekleri ile dolu olan instagram hesaplarını takibe aldım, hemen hemen hepsi de Norveç, Danimarka ya da İsveç’te yaşadığını belirten hesaplardı ki hala takibe devam ediyorum.  Bilirsiniz instagram takip ettiğiniz ve beğendiğiniz fotoğraflara göre keşfet bölümünde size öneriler sunar, işte o önerilerden dekorasyon ile ilgili olanlar şimdiye kadar hep yabancı hesaplar çıkardı. Bugün fark ettim ki önerilerde yerli hesaplarda çıkmaya başlamış ve girip baktığımda tıpkısının aynısı evler karşıma çıktı; hepsi gri,beyaz, uçuk pembe ya da uçuk mavi tonlarında.

Tüketim endüstrisinin bize dayattığı reklamlarla bir ara herkesin evi pembeydi, sonra pastel tonlara geçiş oldu ve şimdi siyah, beyaz, gri… Eşyalara baktığınızda özelliklede küçük objeler, yastıklar, nevresimler hemen nereden alındığını anlıyorsunuz ki anlamasanız da mutlaka taglenmiş olduğundan öğreniyorsunuz. Her hangi bir evde sizi nasıl bir dekorasyonun karşılayacağını az çok biliyorsunuz: banyoda doğallığı vurgulayan bambu setler, mutfakta duvara yerleştirilmiş bir tabak rafı (evet ne yazık ki benimde var), tezgahın üzerine sıralanmış boy boy kavanozlar, kahve bardaklarının sergilendiği bir köşe; evin herhangi bir yerinde kaktüsgil ailesinden bir bitki, bu aralar kaktüs ailesine devetabanı bitkisi de eklendi, saksılar mutlaka beyaz ya da kese kağıdı kaplanmış, pardon moda ismiyle kraft torba, yatak odasında tüylü bir halı, işe yaramasa da aynalı bir takı dolabı…. Eşyalar size de tanıdık geldi mi? Çocukluğumu düşünüyorum da o zamanlar da birbirinin aynıydı; her evde bir orta sehpa, o orta sehpanın üzerinde kristal bir sigaralık ve küllük, sigaralığın içinde çeşit çeşit sigara olmazsa olmazdı.  Benim annem evlendiği dönemde herkesin evinin aynı olmasının o zamanki seçenek azlığından kaynaklandığını söylüyor ancak hep birilerinin bize dayattığı moda unsurlarını hayatımıza taşıdığımızı düşünüyorum, hoşumuza gidip gitmeyeceğini umursamadan, modaysa senin evinde de olmalı. Gerçi reklamların gücüyle belli bir süre sonra hoşumuza gitmeyen de göze hoş görünmeye başlıyor, o apayrı bir konu.

İşte bu her moda olanı evinde yaşatanlar tıpkısının aynı evler… Ee senin evin nasıl, moda olan objeler dekorasyonuna eklenmiyor mu derseniz, evet bende yapıyordum artık azaltmaya çalışıyorum ve sanırım başarıyorum. Evlendiğiniz dönemde ya da evinizi değiştirmeye niyetlendiğiniz zamanlarda moda olanlar isteseniz de istemeseniz de evinizin temel dekorasyonunu belirliyor, çünkü o an moda olanlar dışında çok fazla alternatif bulamıyorsunuz ve karşınıza çıkan tıpkısının aynılarından beğendiklerinizi seçiyorsunuz ve tıpkısının aynı olmaya devam ediyor eşyalar. Sonra moda akımı değişiyor, tüm mobilyaları değiştiremeyeceğinizden küçük objelerle, yastıklarla modayı evinize taşıyorsunuz. Peki, gerçekten buna gerek var mı? İlla moda olan mı evinizde olmalı?

Hepimizin hayatında karşısına çıkabilecek küçük bir örnek: İlk evlendiğimde salonumun perdesi katlamalı perdeydi, o dönem hemen hemen herkesin evinde vardı, bende yeni heves katlamalı olsun demiştim. Perdeyi 1 sene kullandım ve senenin sonunda ev değiştirmem gerekti, salona tekrar perde yaptırmalıydım. 1 senede katlamalı perdeden ağzımın payını alarak yok dedim klasik tül perde olsun, yıkayıp asayım rahat edeyim. Perdecileri dolaşırken düz tül perde dediğimde, sanki var olmayan bir şey istemişim gibi bakmıştı satıcılar. Şimdilerde perde modasını bilmiyorum ama sade ve düz tül perdemle mutluyum, rahatım 🙂

Gelin sizde yalnızca hoşunuza gidenleri, hoşunuza gittiği için evinize alın, tıpkısının aynı evlerde yaşamayalım, merak edelim birbirimizin evini bize özel olsun. Ne dersiniz çok zor olmasa gerek değil mi?

 

One thought on “Tıpkısının Aynısı Evler

  1. Çok doğru.. Ben d e geçen gün bunu düşündüm.. o kadar çok benzer evlerini sunan hesaplar var ki… işte moda ibaresini sevemiyorum..
    ben kendimi bildim bileli kalpli yıldızlı şeyleri severim mesela…veya beyaz eşyaları..
    insan gerçekten ne seviyorsa neye ihtiyacı varsa maddi manevi evine onu geçirmeli.. zorlama modavari şeyleri oyalanma çabası olarak görüyorum .
    Bu arada sigaralık deyince gülümsedim bizimde orta sehpada gümüş sigaralık vardı.. annem günü olduğunda hanımlara ikram ederdi …ne tuhaf… o zamanlar çocukların yanında sigara içmeme diye birşey hatırlamıyorum…ben evimde sigara içtirmiyorum mesela… o zamanlar sigara hayatın çok içindeydi…gerçi o zamanlar da sigara içme oranı bu kadar yüksek miydi bilmiyroum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir