Amerikan Tanrıları // Neil Gaiman

opened book lying on marble desktop

Çok uzun zamandır okuduklarımı yazmıyordum, artık yazmama bahane olsun diye çok sevdiklerimi yazmaya karar verdim. Başlıyoruz… Fantastik edebiyat için çok geç keşfettiğim tarz diyebilirim. Bu tarzı okurken yazarların rüya aleminden geçiyormuşum gibi hissediyorum. Gerçi hangi tarzı okursanız okuyun yazarın farklı dünyasının içinde buluyorsunuz kendinizi ama fantastik edebiyatta bunu daha fazla hissediyorum sanki. Fantastik edebiyatı seviyorsanız […]

E-kitap mı sayfaların kokusu mu?

black tablet computer behind books

Daha e-kitap okuyucular bu kadar popüler değilken, 2015 sonlarında almıştım e-kitap okuyucumu. Türkçe olarak okumak istediğim her kitabı bulamadığım zamanlardı, çok fazla hoşuma gidememişti. Kitap kokusu olmadan okumak keyifli değil demiştim kendime. Sonra 2019 başında göç ettik, eşyalarımızla gelmediğimizden valizime kitap koymak önceliğim olamadı ve e-kitap okuyucumu yanıma aldım. Geçtiğimiz yıla kadar okuduğum tüm kitapları […]

Aylar sonra yeniden

mug watch and planner book on brown wooden surface

2023 blogum için çok verimli olamadı, 2023’de sadece iki adet post yazmışım. Birinde tembelim tekrar yazacağım dedim, diğerinde Bruge anlattım ve gerisi gelmedi. Tabi iki yazı arası da 3 ay olmuş. Ve işte şimdi yine yazmaya geldim. Bu sefer ne bahar tembeliyim ne de gezdiğim bir yeri anlatacağım, sadece günlük gibi yazmaya geldim. Ve bir […]

Brugge

Adımınızı attığınız anda zamanın durduğu bir Orta Çağ şehri Brugge. İkinci Dünya Savaşından etkilenmeyen ender şehirlerden biri olduğu için, o tarihi dokusunu korumuş, sizi film setinde ya da bir masal diyarında hissettiren âşık olunası şehir… Brugge, çikolatasıyla, danteliyle, birasıyla meşhur ve tabii ki kanallarıyla… Brugge’a iki kere gitme şansım oldu: biri sonbaharın renklerini doyasıya gördüğüm […]

Bahar Tembeli

brown leaves in tilt shift lens

Uzun bir aradan sonra dedim ki bir şeyler yazayım ama o kadar uzaklaşmışım ki ne yazsam bilemedim. Ve dedim ki Bahar Tembeli’ni yani kendimi yazayım en iyisi. Aslında sadece yazma konusunda tembelim diyebilirim bu aralar. Daha önce olmadığım kadar sosyal hissediyorum kendimi. Hadi gelin bakalım neler olmuş bu tembelin hayatında: İlk olarak hala dil kurslarıyla […]

Yeni Yıl Muhasebesi

Geleneksel yıl sonu değerlendirmesine hoşgeldiniz 🙂 2022 nedense blogda aktif olduğum bir yıl olamadı, yazmak için heveslendim ama bir türlü hayal ettiğim gibi yazamadım. Şubat ayında başlayan, aslında hiç bitmeyen kurs maceram bu sene beni daha çok yordu sanırım. Geçtiğimiz yıllarda dil öğrenmek için evime yakın bir kursu tercih etmiştim. Bu sene ise evime biraz […]

Alışkanlık

Alışkanlık hakkında daha önce bir şeyler yazdım mı, hiç hatırlamıyorum. Yeni bitirdiğim Atomik Alışkanlıklar kitabından sonra ise kendimi burada buldum. Uzun süredir kişisel gelişim kitapları okumaya ara vermiştim. Bir dönem bulduğum her kişisel gelişim kitabını okuyordum ki o dönemde blog için en verimli olduğum dönemdi. Okuduktan sonra kendimi yazarken buluyordum. Şimdi de aynısı oluyor 🙂 […]

Tekrar Şekersiz Hayat

food love people woman

Bir zamanlar, sadeleşme, minimalizm ve sağlıklı yaşam diyerek hayatımda değişiklikler yapmaya çalışmıştım. Yaptıklarımı, öğrendiklerimi burada sizlerle paylaşmıştım. Hatta blogun en çok okunan yazıları hala o dönem yazdıklarım. Sonra göç geldi, hayatımdaki yeni bir kilometre taşı. Lüksemburg’a alışmaya çalışırken sağlıklı yaşam üzerine kurmaya çalıştığım tüm alışkanlıklar bir bir kayboldu. Aslında ilk geldiğimizde yine sağlıklı beslenmeye devam […]

Yürüyelim mi?

person stands on brown pathway

Aylar önce sabah rutini yazıp bir daha uğramamışım buraya, yazmayı seviyordum ben ne oldu ki? Yürüyelim mi? Ne diyorsun? Evet doğru okudunuz, yürüyelim mi diye soruyorum. Geçtiğimiz haftalardan birinde bir gazetenin sanal köşesinde bir yazı okudum, yürümenin faydalarını anlatıyordu. Yazarını ve gazeteyi ne yazık ki hatırlayamıyorum, yazıdan aklımda kalan ise yürümenin yaratıcılığa katkısı olduğuyla ilgili […]