Ve Münih …

Düğün hikayemizden ve Nürnberg’den sonra sıra geldi Münih’e…

Münih’e, Nürnberg’den sonra tren yolculuğuyla yaklaşık bir saatte vardık. Almanya’da şehirlerarası dolaşmak için hızlı trenler ideal bence, ne uçak gibi bekleme süresi var, ne de otobüs gibi yoruyor. Trenler belirtilen saatlerden dakika şaşmadan kalkıyor ve koltukların konforu mükemmel, hiç sıkışmadan rahat rahat oturuyorsunuz. Neyse kısa tren bilgisinden sonra gezimize başlayalım:

Münih’e vardığımızdan öğlen iki civarıydı, ilk işimiz gara yakın olan otelimize gidip valizlerimizden kurtulmak oldu. Otel ile gar arası yaklaşık 25 dakikalık bir yürüme mesafesinde, tabi valizleri çekerken o yol biraz uzadı sanki, otele varınca dinlenip Marien Platz kilisesinin de bulunduğu meydana doğru yürümeye başladık. Otelimiz meydana yarım saatlik bir yürüme mesafesindeydi.

İlk gün yorgunluğuyla soğuk sandviçler satan bir zincir mağazada (adı bir türlü aklıma gelmiyor) karnımızı doyurup kısa bir şehir turu yaptık. Akşam acıkmaya başlayınca da otele yakın olan yine bir Türk lokantasında yemek yiyelim dedik ve yediğimize pişman olduk, hem pis hem de lezzetsizdi. Oradan kalkıp bari bir şeyler içelim diyerek oturduğumuz İtalyan restoranında ise yerde fareler geziyordu. Böylelikle otelin bulunduğu çevrede yemeklerden uzak durmak gerektiğini öğrendik.

Marien Platz
Marien Platz

İkinci günümüzde otelimizde yaptığımız doyurucu kahvaltıdan sonra Alman Teknik müzesine gittik. Tüm gününüzü geçirebileceğiniz mükemmel bir müze, 6 katlı müzede her kattın teması ayrı. -1.katta, gemiler, denizaltıları ve sualtı teknoloji ile nano teknolojik ürünlerin sergilendiği bir alan var. Zemin kat yine gemiler, elektrik, metal gibi bölümlerden oluşuyor. Her katı ayrı ayrı anlatmaya gerek yok sanırım ama kısaca A’dan Z’ye bilim ve teknik adına her şey var diyebilirim. Teknik müzeleri nedense çok sevmiyorum, bu müzeye gidilmeli mi derseniz bence gezi rotanızda yer almalı. Müzede en çok hoşuma giden bölüm ise çocukların ve isterse büyüklerin fizik kurallarını deneyip gözlemleyebileceği deney alanı oldu. Oğlum okul çağına geldiğinde sırf onun için ve bu müzeyi tekrar ziyaret edebilirim. Okulda öğrenilen her şeyi bu müzede görmeniz mümkün.

Alman Teknik Müzesi
Alman Teknik Müzesi

Müze ziyaretimizden sonra planımızda English Garden Park’a gitmek vardı ama 6 katlı müze gezisinden sonra hiç kimsede gezecek enerji kalmadı. Biraz otelde dinlendikten sonra Viktual Markt meydanına gittik, Münih’e gelip bu meydanda bira içilmezse olmazmış. Meydanda yer alan Nordsee ise son günlerimizin kurtarıcısı oldu. Nordsee için bir balık fast food restoranı diyebiliriz; balığın her türlüsünü ister ekmek arası ister tabakta alabiliyorsunuz. Hem fiyat olarak uygun, hem de lezzetli, üstelik sizi ne yesem derdinden kurtarıyor.

Münih Residansı
Münih Residansı
Kraliyet Bahçesi
Kraliyet Bahçesi

Kraiyet

Üçüncü günümüz planlarında BMW müzesi ve Olympiapark vardı; ikisi de birbirine çok yakın ancak gidebilmemiz için mutlaka metro ya da taksi kullanmamız şart. Bu sefer oyunbozanlığı ben yaptım ve araç kullanmak istemediğimden yakın bir yerlere gitmek istedim. Hal böyle olunca English Garden Park’a gidelim dedik. Giderken de yolumuz üzerinde olan Münih Residansını ve Kraliyet Bahçesini fotoğrafladık ve parka geldik. Park dediğime bakmayın şehrin göbeğinde orman resmen. Yemyeşil ağaçlar, parkın ortasından geçen nehir, keşke bizim ülkemizde de böyle yerler olsa dedim. Evet, ülkemizde birkaç yer var ama hiçbiri şehrin göbeğinde değil. Burada canınız sıkıldığı an gidip keyif yapabilir yeşile doyabilirsiniz.

Parkı gezdikten sonra ise hatıra alışverişimizi yapıp valizlerimizi toplamaya otelimize döndük. Kısa Münih gezimizde birçok yeri gezemeden bitti. Bizde bu senenin tatilini bitirmiş olduk 🙂 Bir daha ki gezinin daha da keyifli olması dileğiyle…

English Garden Park
English Garden Park
English Garden ve ördekler
English Garden ve ördekler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.