Okudum, Bitti… Nisan 2019

Basılı kitap, seni okumak ne güzel şeymiş… Biliyorsunuz Lüksemburg’a geldiğimden beri kütüphanem e-kütüphane haline geldi, istediğim her kitap istediğim an yanımda ama basılı kitabı okumanın keyfini özlemişim. Bu ay annemler İzmir’den ziyaretime geldi ve ilk istediğim şey kitap oldu, iyi ki de oldu.

Gelin bakalım bu ay neler okumuşum?

Sevginin Kökleri / Svagito R.Liebermeister

Son zamanlarda merak ettiğim bir konuydu aile dizilimi, nedir ne değildir internet dışında bir yerlerden okumak istiyordum. Tam bu sırada Alman terapistin aile dizilimini anlattığı kitabı karşıma çıktı.

Aile dizilimini örnekleri ile birlikte anlatan bu el kitabı konuyu merak edenleri bir nebze olsun tatmin edecektir. Okudukça aile dizilimi kafama yatmamış ve saçma olduğunu düşünmüş olsam da öğrenmek güzeldir diyerek kitabı bitirdim. Tavsiye eder miyim? Bu konular ilginizi çekmiyorsa uzak durun derim ama meraklıysanız zaten okumuş olduğunuza eminim.

Bana Bi Sade / Selen Baranoğlu

Sevgili Selen’in Basit ve Mutlu Yaşam kitabını çok severek okumuştum ve yeni kitabının çıktığını görünce okumadan olmaz diyordum, annemlerin gelmesini bahane ederek İzmir’den istedim kitabı. Sadeleşme, minimalizm konularında okumayı seviyorsanız yeni bir şey öğreneceğinizi düşünmeyin ama bizim kültürümüze en çok uyan kitaplardan biri diyebilirim.

Marie Kondo’nun kitaplarının ve Azla Mutlu Olmak kitabının bize uyarlanmış hali gibi geldi bana okurken. Tıpkı onlar gibi adım adım anlatmış Selen. Bizden biri nasıl sadeleşmiş diyorsanız keyifle okursunuz.

Zamanın Durduğu Yer / Ülker Üner

Çok merak ettiğim bir kitaptı. Yazarı sosyal medyada çok severek takip ettiğim Kukla Süreyya. Kuklamız kitabı çıkıncaya kadar gerçek kimliğini açıklamamıştı ve bir kuklanın yaşamını izlemek benim için çok keyifliydi. Paylaşımlarında yazdıklarını da çoğu zaman severek okuduğumdan kitabına büyük bir hevesle başladım.

Kitabının kahramanı Eylül’ün yaşamından bir kesit okuyoruz, başlarda çok keyifle okudum ama ortasına doğru hikaye ilgi çekici olsa da şahsen beni sıkmaya başladı. Kitap hakkında tüyo vermek istemiyorum ancak aldatan, aldatılan, yalan söylenen, itiraflar edilen klasik bir kurgu olmuş bence. O kadar güzel başlayan kitap çok daha farklı bir sonu hakkediyordu.

Bilinçaltının Gücü / Joseph Murphy

Okumamak için çok çaba sarf ettim bu kitabı. Kişisel gelişim kitaplarına kafayı taktığımdan beri çokça karşıma çıktı kitapçılarda, her seferinde farklı ne yazabilir ki almayacağım dedim kendime. Bir gün severek takip ettiğim bir blogger kitabı öyle bir anlattı ki sonunda okumaya karar verdim.

Evet bu tarz kitaplardan çok da farklı bir şey yazmıyor ama okurken farklı olduğunu hissediyorsunuz. Kitapta yer alan tavsiyelerden her hangi birini uygulamamış olsam da okumak bile düşüncelerimi değiştirdi. Düşünce ile hayatınızın değişebileceğine inanmıyor olsanız da bence bu kitaba bir şans vermelisiniz.

Kitapla kalın, mutlu kalın… İyi okumalar….

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir