Zamanı gerçekten öldürüyor muyuz, yoksa kendimizi rahatlatmaya mı çalışıyoruz? Çalınan Dikkat ile başlayan bir içsel sorgulama.
Çalınan Dikkat Zamanı Geldi
Zamanı gerçekten öldürüyor muyuz, yoksa kendimizi rahatlatmaya mı çalışıyoruz? Çalınan Dikkat ile başlayan bir içsel sorgulama.
Arayı yine epey açmışım, yazmayı sevip bloga vakit ayıramamak nasıl bir ironi, değil mi? Belki de birbirinin aynısı monoton günler yazmayı ertelememe sebeptir. O halde küçük bir ısınma turu olsun ve son zamanlarda neler okudum anlatayım 🙂 Hadi kahveleriniz hazırsa başlıyoruz: Sihirli Şeker Dükkanı Babil’den sonra daha rahat bir kitap okumak istediğimden elim hemen bu […]
Tam bir düzene girdi, artık neredeyse her hafta yazabiliyorum derken araya yaz tatili girdi… Derken aylar geçmiş… Farkına varmadan yine o tanıdık döngüdeyim: ayda bir yazı ve sadece okuduğum kitaplar…. Henüz ekim bitmediğine göre, bence ayın ikinci yazısı fena olmaz. Ne mi yazacağım? Aslında niyetim yaz tatilinde gittiğimiz kısa Münih gezimizi yazmaktı. Ama araya ne […]
Kocaman bir yaz tatillinden sonra merhaba! Tam blog yazılarımı düzene oturtmuşken yaz tatili araya girdi. Tatille birlikte benim yazmama bahanelerim de arşa yükseldi. Yazmayı ne kadar sevsem de sessiz ve sakin bir ortam olmadan istediğim gibi yazamıyoum. Belki de sadece kendime bahane uyduruyorum. Yaz bitti, hatta eylül bile bitmek üzere ama gördüğünüz gibi ben daha […]
Yeşile ulaşmak eskiden bu kadar kolay değildi benim için. Şimdi parkların, ormanların hemen yanı başında yaşasam da, mantar aşkım bir ofis saksısında başladı. Ofiste mi? O gün, o mantarın farkına varmam belki de bir şeylerin başlangıcıydı. Evet, ofiste; saksının içinde kendi halinde takılan bir mantar vardı. O saksı ve içindeki bitki, yıllardır müdürümün ofisinde duruyordu. […]
Bu başlık ikinci çeyrek hedefleri gibi oldu: İkinci Çeyrek Okuma Günlüğü. Bankacılıktan aklımda kalan terimlerden diyelim, ahh o hedef dönemleri ne sancılıydı… Neyse, konumuza dönelim 🙂 Nisan ayında, yılın ilk üç ayında okuduğum kitapları anlattığımda, her ay düzenli yazacağımı söylemiştim. Fakat bir ara okuma tıkanıklığı yaşadım; 2 ayda ancak bir kitabı bitirebildim. Ve benim her […]
Dönem dönem başlayıp bir türlü istikrar sağlayamadığım en kolay etkinlik. Hareketi, sporu değil bakın hareketi hayatıma beni zorlamadan dahil etmek istiyorum. Her dönem farklı girişimlerim oluyor. Bir ara koşmayı denemiştim, sonra tenis arkadaşım varken tenis oynamıştım, bir dönem pilates yaptım, arada evde kendi kendime yoga yapıyorum ve bazen de yürüyorum. Ve bunlardan herhangi birini yaparken […]
Ortaokul ya da ilkokul zamanlarımda babamın müdürü Paris’e gitmişti. Dönüşte bana Disneyland’dan bir anahtarlık getirmişti. İlk o zamanlar aklıma düşmüştü Paris. Çocukken hayalim Disneyland Paris’e gitmekti; büyüdükçe bu hayal sadece Paris’e gitmek halini aldı. Ve sonunda, 40 yaşımda Paris’e gidebildim. Ama Paris…benim için hayal kırıklığı oldu… Kalabalığı, sokaklardaki keskin idrar kokusu ve kaotik atmosfer… Romantik […]
Her yazının görünmeyen bir perde arkası vardır. Çok satanlar listelerine giren romanların, çok severek okuduğumuz blogların, hatta okumak zorunda kaldığımız ders kitaplarının. Her biri önce karalamalarla yazılır sonra temize çekilir, tıpkı resim yapmaya başlarken çizilen eskizler gibi. Bu sabah ne yazsam diye düşünürken yapay zekaya danışayım dedim. Bana elliye yakın konu önerisi verdi. Önerileri, blogda […]